KASABA’DA GEÇMİŞE YOLCULUK

  

Eski adıyla “Kasaba”  Manisa’nın Turgutlu ilçesi 7 Eylül 1922 yılında düşman işgalinden kurtulurken,  Yunan askerleri tarafından çıkarılan yangın sonrasında tamamıyla yakılmış ve yıkılmış bir kent. İzmir’den bir grup gazeteci, yazar, tarihçi, kent gözlemcisi ve fotoğraf sanatçılarıyla ile birlikte Turgutlu’da kısa bir kent turu gerçekleştirdik.

Öncelikle,  yıllar sonra Turgutlu’da seçimi kazanan CHP’li belediye başkanı  Çetin Akın’ı ziyaret ettik.  Belediyede zabıta memurluğundan başlayarak, müdür ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulunan Çetin Akın artık ustalık dönemini yaşıyor. Sohbetlerimizden çıkardığımız;  yılların bilgi, birikim ve deneyimiyle Turgutlu’ya çok eser kazandıracak,  geçmiş dönemden kalan borçları ödedikten sonra.

SON KİLİSE VE SON HAVRA

Turgutlu kent turunda bize eşlik eden, muhteşem bilgileri paylaşan Turgutlu Belediyesi Kent Müzesi sorumlusu Mehmet Gökyayla’yı keyifle dinledik. Turgutlu’da yangın sonrasında ayakta kalan, son kilise, havra, han ve hamam gibi yapıların Cumhuriyet döneminde yıkılarak yerlerine farklı yapıların kondurulmasını içi acıyarak anlatıyor Gökyayla.

Yangında yaşanan acıların tarifi olmadığını dile getiren Gökyayla,”  Düşmandan kalan ve onları hatırlatan ne var ne yok  yıkılmış. Geriye birkaç yapı kalmış, biz de onları ayakta tutmaya, gelecek kuşaklara miras olarak bırakmaya çalışıyoruz” diye konuşuyor.

O GÜNLERE EŞLİK ETMİŞ

Mehmet Gökyayla birgünlük turumuzda bizi adeta tarihe bir yolculuğa çıkardı. Aşırı derecedeki sıcağa karşın gerçekleştirdiğimiz turda  ilgimizi Rum kilisesi çekti. Bugün artık, belediye evlendirme salonu ve resim galerisi olarak kullanılan bina yangın sonrasında (Kızılay) Hilal-i Ahmer’in merkezi olarak kullanılmış.  O günlerde vatandaşlara buradan gıda yardımları yapılmış, bina çok özelliğini kaybetmeden korunmuş ve ancak tavan süslemeleri kazınıp yok edilmiş.

TEK HAVRA

Yahudi nüfusun da yaşadığı Turgutlu’da günümüze kadar ayakta kalabilmiş bir yapı da Havra. Eski Havra  1922’de yandıktan sonra 1930’lu yıllarda tekrar yeni bina yapılmış, Yahudi cemaat kenti terk edince, bir dönem biçki/dikiş kursları verilmiş. Mehmet Gökyayla’nın en büyük hayali binanın bir bölümünün Havra bir bölümünün de yılboyu açık kalacak bir resim galerisi olarak kullanılması yönünde.

TURGUTLU KENT MÜZESİ

Turumuzda kent içinde ayakta kalabilmiş, birkaç cami ve hamam ziyaretinin ardından uzun süre konakladığımız Turgutlu Kent Müzesi’nde hem nefeslendik hem de oluşturulan müzeyi anlatan Gökyayla’ı keyifle dinledik. 1875-1927 yılları arasında kentin her karışını fotoğraflayan Ahmet Hamdi’ye selam durduk. Müzenin bahçesinde görevlilerin konukseverliği eşliğinde soğuk sularımızı içip ferahlarken, demli çaylarla iyice rahatladık.

ACILARIN İZLERİ

Turgutlu Kent Müzesi üç kattan oluşuyor; zemin katta kasaba yangını anlatılıyor. Ayrıca o dönemi anlatan üç ayrı oda da görülmeye değer. Nalbant, araba tekerliği yapan ustalar, eski evleri ayrıntılarıyla anlatan yüklükler,  o günlerden bugünlere taşınan ev eşyaları, hepsi görülmeye değer, hepsi de hüzünlü. Turgutlu Kent Müzesi, kalıcı sergilerin yanında süreli sergilere de evsahipliği yapıyor.

BAĞBOZUMU İDEAL ZAMAN

Turgutluların geçmişin izlerini bulabileceği müze aslında 1922 yılında yaşanan acımasız yangında yaşananları da çok iyi tasvir ediyor. Gezmek için en uygun zaman, bağbozumunun yapıldığı günler olmalı, hem bağlarda üzüm kesmeli, meyvalarından tatmalı, hem de Turgutlu Kent Müzesi’nin bahçesinde soluklanıp, geçmişin izlerine göz atmalı.

 

 

Anahtar Kelimeler
Turgutlu Kent Müzesi
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×