“İzmir’de Balkan Dernekleri” yazı dizisi (1) 

1.

Balkan kökenli insanlar nereden geldiler?

Biz, Atatürk’ün doğduğu topraklardan geldik.

 

Balkan dernekleri hangi amaçla kuruldular?

Balkan Dernekleri, İzmir’de yaşayan Balkan kökenli insanların, gelenek-görenek ve kültürlerinin yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını en önemli amaç olarak görmektedirler.

 

İzmir’de kaç Balkan derneği var?

Balkan dernekleri arasında ilişkiler nasıl?

Bugünkü teknoloji çağında dernek ihtiyacı var mı?

 

Bu gibi soruları kendimize sorma hakkımız var, fakat doğru cevabın hangisi olduğuna herkesin kendi karar vermesi gerektiğine inanıyorum.

Mesele bu!

 

Ben, burada  sorulara teke tek cevap vermek yerine, İzmir’de Balkan kökenli insanlar hakkında genel bilgilendirme yapmayı tercih ediyorum.

 

İzmir’e Balkan kökenli insanlar ne zaman geldiler?

Konuyu daha kolay anlamak için gelişlerini üç büyük dalga olarak değerlendirmek mümkün.

 

Birinci dalga:

1878 yılında Osmanlı-Rusya arasında savaşını durdurmak için Osmanlı “Berlin Antlaşması” imzaladı. Anlaşmaya göre Niş (bugün Sırbistan sınırların içerisinde)  bölgesinde 564 köy Sırbistan’a bırakılacak ve köylerde yaşayan Müslüman halkın Osmanlı topraklarına göç etme hakkı olacaktı. Göç eden insanlara ilk defa “Muhacir” sıfatı verildi. Yaklaşık 400-500 bin Muhacir Niş bölgesinde yaşadıkları kendi topraklarından zorla kovuldular. O dönemin önde gelen bazı Osmanlı şehirlerine (Priştine, Üsküp, Selanik) yerleştiler. Bu muhacirlerden İzmir’e yaklaşık 100 bin kişi geldi. O dönemde İzmir nüfusu 60 bin kişi iken bir yıl sonra 160 bin oldu. Gelen muhacirler Eşrefpaşa mahallesinde uzun barakalarda geçici olarak yerleştirildiler. iki yıl içerisinde İzmir’de iki yeni mahalle kuruldu. O dönemde gelenler bugün beşinci nesil olarak İzmir’de yaşamaya devam ediyorlar.        

 

İkinci dalga:

1923 yılında “Mübadele Antlaşması” imzalanması ile birlikte nüfus değişimi başladı. Birkaç yıl içerisinde Türkiye’ye Balkanlardan yaklaşık bir buçuk milyon Müslüman geldi. Türkiye’nin her iline planlı bir şekilde dağıtıldılar. Balkan kökenli insanların en iyi bildikleri iş hayvancılıktı bundan dolayı şehir içinde ev veya barınak verildiği halde buralarda kalmayıp kırsala yerleştiler, böylece Çeşme yarımadasından başlayarak Bergama, Foça, Aliağa, Menemen, Karşıyaka, Bornova, Buca, Kemalpaşa, Torbalı, Ödemiş, Selçuk ve Tire gibi ilçelere yerleştiler. Bugün dördüncü nesil olarak İzmir’de yaşamaya devam ediyorlar.     

  

Üçüncü dalga:

1950 yılında Türkiye-Yugoslavya arasında “Serbest Göç” mutabakatına varıldı. Yazılı bir belgeye dayanmayan bu mutabakata göre Yugoslavya topraklarında yaşayan özellikle “Slav olmayan” Müslüman nüfus Türkiye’ye göç edecekti, Ancak bu mutabakatın izin verdiği göç süreci uzun bir zaman dilimine yayılmıştı. Bu süreçte bir milyonun üstünde gelen göçmen oldu. İzmir’de Menemen, Çiğli, Karşıyaka, Bayraklı, Bornova, Buca, Gaziemir, Menderes, Konak, Torbalı, Kemalpaşa, Narlıdere, Güzelbahçe ve Balçova gibi ilçelerde yeni mahalleler kurarak yaşamlarına devam ediyorlar.

 

İzmir’de Balkan Dernekleri yazı dizisini devam edeceğim.

Sağlıcakla kalın

 

Şevket Balla

Araştırmacı Yazar

Karşıyaka Meclis Üyesi 

Yorum Gönder